Uzun zamandan sonra tekrar merhaba.
Son yazımdan sonra yeni kitaplar okusam, yeni eğitimlere katılıp yeni deneyimler yaşasam da buraya yazmaya çok zamanım olmadı. Blogumu ihmal ettiğimin farkındayım fakat bu #EvdeKal sürecinde burası ile özel ilgileneceğim 🙂


Malum konu; şu günlerde hepimizin zihnini fazlasıyla meşgul eden Covid -19.
Çin’de hastalığın çıktığından beri süreci kaygıyla takip ediyordum. ( Sanırım tam da Jose Saramago’nun ‘Körlük’ kitabını okuduğum süreçte bu salgının başlamasından kaynaklı).
Her ne kadar kaygılı olsam da başlangıçta çok da  panik değildim. Tabi  ülkemize gelince işin rengi daha da değişti. Herkes gibi bende daha çok kaygılanmaya, sürekli düşünmeye başladım. Aklıma hep Körlük kitabındaki süreçler gelmeye başladı ve bu beni olması gerekenden daha da fazla etkiledi. Üzerine bir de sosyal medyada yazılıp çizilenleri gördükçe kaygı seviyem daha da yükseldi.
Ne zaman ki ekran başında geçirdiğim sürenin farkına vardım, böyle devam etmeyeceğini ve toparlanmak adına bir şeyler yapmaya başlamam gerektiğine karar verdim. Toparlanma sürecime de bu yazıyı yazarak başlıyorum.
Böylelikle belki benim gibi hissedenlere biraz olsun faydam olsun istedim. Şu an zaten birçok sitede, paylaşımda bu süreçte neler yapabileceğimizle ilgili yazılar var. Fakat benzer şeyler olsa da ben de kendimden örnekler vererek neler yapabiliriz, kaygımın biraz olsun hafiflemesinde neler etkili oldu onları paylaşmak istedim.

Öncelikle olaya biraz olsun bakış açımızı değiştirmekle başlayalım ve bu olayın bize yapmak isteyip de zaman bulamadığımız şeyleri yapmak için bir zaman verildiğini düşünerek bunu bir fırsata çevirelim. Örneğin ben hemen okumam gereken kitapları, izlemek istediğim filmleri, evde gerçekleştirmem gereken işleri listeledim.

Bu süreçte neler yapabiliriz?

İlk olarak herkesin dediği gibi sosyal medyayı ne kadar çok takip edersek o kadar paranoyak oluyoruz ve kaygı seviyemiz de o oranda yükseliyor. Bu yüzden mümkün olduğunca kendimize bir sınır koyup daha az girmeye çalışalım.

Daha sonra kütüphanemizde okunmayı bekleyen kitapları okumaya başlayalım. Örneğin ben hemen bu süreçte bana eşlik edecek kitapları seçip sipariş verdim bile. (Sipariş verdiğim ve okumayı düşündüğüm Kitaplar: Oyun Terapisi- Virginia M. Asline; Kaplanı Uyandırmak Travmayı İyileştirmek-Peter A. Levine, Ann Frederick;  Jane Eyre-Charlotte Bronte; Serenad-Zülfü Livaneli; Başucumda Müzik- Kürşat Başar)

Tavsiyem eğer kaygı seviyeniz zaten yüksek ve çabuk etkileniyorsanız bu süreçte sık sık karşımıza çıkan Körlük, Veba gibi salgın hastalıkları konu edinen kitaplardan uzak durmak. Şu an ben Başucumda Müzik kitabını okuyorum ve kitabı birkaç sayfa okuduğumda bile diliyle, anlatımıyla gündemi daha az düşünmemi sağlıyor.

Diğer bir önerim ise film-dizi olarak baktığımızda bana kalırsa gerilim, korku, dram türlerinden kaçınarak komedi türünden izlemek daha çok rahatlamamızı sağlayacaktır.( Friends, Anne With an E, This Is Us … favorilerimden)

Yine bu süreçte öğrenmek, araştırmak istediğimiz konular için inanılmaz fırsatlar var. Birçok site ücretli etkinlikleri dahi ücretsiz online erişime açtı. Burda özellikle meslektaşlarımın ilgisini çekeceğinden emin olduğum psikoterapi videoları var. Kim Psikoloji’nin katkısıyla normalde ücretli olan eğitim videolarına kullanıcı adı ve şifre göndererek ücretsiz erişebiliyoruz.  Irvin D. Yalom’un seanslarını veya o gün hangi konu video için aktif edilmişse açıp izleyebiliyoruz ki bizim için bulunmaz bir fırsat.

Diğer bir önerim de hazır üç aylarda iken kendimizi manevi anlamda da geliştirmek, kendimizi Ramazan’a hazırlamak adına. Bu süreçte Kuran okuyarak ve özellikle bizim toplumumuzda genellikle ihmal edilen meal okumaları yaparak ruhumuzu, kalbimizi doyurabiliriz.

Bununla birlikte  ‘Şükür Günlüğü’ de tutabiliriz. Kendimize küçük bir defter ayarlayıp ya da telefonlarımızın notlar kısmına hayatımızda şükredeceğimiz şeyleri yazabiliriz. Umutsuzluğa, karamsarlığa düştüğümüzde açıp baktığımızda daha umutla bakmamızı sağlayacaktır. Şu anda bile yana yakıla şikayetlenerek bindiğimiz kalabalık dolmuşlar,  dışarı çıkıp yürüyüş yapmak gibi daha birçok sıradan görünen şeylerin hatta evimize çekilebilmemizin bile ne kadar şükredilecek şeyler olduğunu anladık.  Hepsi birer madde olarak eklenmeli. Emin’im iyi gelecektir.

Bunlara ek olarak yine resim yapabilir, örgü örebilir, yeni tarifler deneyebilir, spor yapabiliriz. Ben mesela çok meşhur olduğu dönemlerde bir mandala kitabı almış bir iki boyayıp kaldırmıştım. Şimdi tekrar onu alıp bu sefer hiç beceremesem de sulu boyayla yapmayı deneyeceğim.

Ben yukarıda saydığım şeylerin hepsinden biraz biraz yapmaya başladım bile. Böylelikle kaygılarımı biraz olsun normale çekebildim. Zaten sıfır kaygı olursa tedbir konusunda rahat davranabiliriz ki bu da bizim şu an hiç istemediğimiz bir şey.

Şimdi hep beraber bu süreci en iyi şekilde değerlendirip, en az zararla bu zor günleri atlatmak için tedbirli olmanın zamanı.

Son olarak #EvdeKal Türkiye!